• Türk Beşleri ve Köçekçe Dinledikçe Aklıma Gelenler

    Bu bir anı yazısıdır, bilgilenmeyi beklemeyin. Dönem ödevi yapmak için bence kullanmayın. Ama eğlenceli bence yine de okuyun. 23 Nisanlarda hep bir etkinliğim oldu ilkokulda. 3 ya da 4. sınıftı zingarella diye bi şarkıyla dans gösterisi vardı mesela. Bir de Osman Yağmurdereli’nin bir şarkısıyla bir etkinlik olmuştu. Birbirlerine bakar bakar dururum. İnce giymiş giymiş üstüne … O zamanlar ilkokul 5 sene. Sonra anadolu lisesi sınavına girerdin. Zingarellayla bizim sınıftan bir kızla dans ediyorduk gösteride. Yıllar sonra Odtü’ye giden Dikmen otobüsünde gördüm kızı, normalde doktor sırası beklerken her bokunu anlatan teyze gibi diyalogçuyumdur. Ama o kıza gidip de bir selam vermedim. Bir dakika konumuz bu değil.Konunun ne olduğunu da tam bilmiyorum…

  • Çınaraltı Mangalbaşı – Çayyolu – 2020

    6 ağır kıro erkekten oluşan grubumuzdan bir süre önce ayrılan “beyin göçü” bir arkadaş bir süreliğine memlekete geldi. Sürekli gittiğimiz rakıcımızı bu sefer değiştirelim dedik. Alışkanlıkları yıkmanın verdiği yüksek riske aldırmadan bir arkadaş burayı önerdi, hatta bizzat gidip yüz yüze yer ayırtmış çünkü telefonuna ulaşamadık. Belki bu yazıyı yazarken bir telefon ayarlamışlardır. Ankara dışında birkaç şehirde daha varmış Çınaraltı, Ankara’ya yeni gelmiş ilk şube, Çayyolu, Park Caddesi’nde. Burası tam olarak “şerefsizim aklıma gelmişti” dediğim bir mekan. Her masa ortasında mangal var. Kendiniz pişiriyorsunuz. Üstüm başım kokmasın diyorsanız orası zor. Ama her yer duman altı da değil. Mangalın üstünde hem ışık veren hem dumanı çeken kocaman bir baca var. Yemek bittikten…

  • Grannos Termal Otel 2020 Yılbaşı

    Yılbaşını bir spa otelde geçirmek demek artık insanın geldiği yaşı sorgulaması demek. Tabi genel olarak spa, hamam sevdiğimiz için yaşlanmam üzerine düşünmem günde 2 dk’yı geçmedi. Yılbaşında ana salondakileri de görünce yok be o kadar yaşlanmadık sadece zevkli olabilir spa + yılbaşı demeye karar verdim. Grannos Ankara Haymana’da. Çölde bir vaha gibi. Bir de harita uygulaması bizi Polatlı üzerinden götürdü, köyler, şose yollar içinden ulaşmaya çalıştık. Meğer Gölbaşı tarafından ulaşmak tam medeniyetmiş. Oradan gelirseniz pek de çölde bir vaha gibi olmuyor. Grannos kocaman, 2 taraflı 3’er asansör var sanırım. Ortada kocaman bir hol. Hatta bu kadar fazla odaya spa merkezi nasıl hizmet verebiliyor merak ediyorum. İlk geldiğimde bir devlet kurumunun…

  • Gazelle Resort & Spa – 2017

    Ramazan ayında gittik. Tabi talep o dönemde düşük olunca fiyat da güzeldi, hatta kampanya yapmışlardı. Sık tercih edilen bir tarihte fiyatlara baktığımda bizim ödediğimizin 3 katıydı. Baştan söyleyeyim hamamdır spa’dır seven birisi olarak gördüğüm en sofistike, detaylandırılmış belki de cılkı çıkarılmış genel kullanım odaları var. Tuz odası, buz odasi, şok odası… Hamam, sauna, buhar odası standart zaten. Bir de günahı artık önce yapanların sonra da benim gibi kullananların belki de boyununa. Sanki ormalık bir alan olması gereken yerde yapılmış gibi. Tabi termal su kaynağı bulunmuş ender bir alansa tüm kötü hislerimi geri alıyorum. Altta drone çekimimden otel ve etrafı görülebilir. Doğası şahane bir yerde kurulu. İsmine yakışacak şekilde (Gazelle, Türkçe…

  • Ankapark ve Bende Çağrıştırdığı Bok Kokusu

    Ankara’da Anadolu Bulvarı’ndan her geçtiğimde Reis’in kelime dağarcığımızda pekiştirdiği “ucube” sıfatının cuk oturduğu Ankapark’ı görüyorum. Ve burnumun derinliklerinde ağır bir bok kokusu oluşuyor. Nasıl mı? Önce bir örnekle gireyim konuya, iyi bir durum yaşandığı anda dinlenen müzik ya da tam tersi kötü bir an yaşandığında dinlenen ve o satten sonra o an ile özdeşleşen müzikler vardır. Ya da tatlar ve kokular hatta hisler. Eski bir şarkıyı duyduğunuzda geçmişte o şarkıyı dinlerken yaşadığınız duygular tekrar canlanır akılda. İşteeee öyle bir şey. Şartlı refleks kavramına girer mi bu durum bilmiyorum. Mesela “işte öyle bir şey” sözünü okuduğunuz an aklınızda alttaki imaj oluşuyordur kesin. Eski tip bir mikrofon, papyon, efendilik, nezaket, vs. Bu…

  • Adana Rakı Festivali – 2018

    Adana Dünya Rakı Festivali, her sene düzenlenmeye çalışılıyor, her sene de önüne bir engel konuluyor. İçinde rakı geçmesin diye adı zorla kebap festivali olarak değiştirilmiş. 8-9 Aralık 2018’deki de güvenlik gerekçesiyle iptal edilmiş. Bunu Adana’ya gittikten sonra öğrendik tabi. Orjinal halini göremedik ama duyduklarımıza göre kentin belli yerlerine esnaf ve halk masa atıyor, isteyen kendi içkisini yemeğini getiriyor, isteyen de esnaftan karnını doyuruyor Portalak Çiçeği Festivali, Rakı Festivali derken Adana’da yıl içinde bir kaç bir festival oluyor, bolca da turist çekiyordur umarım. Bunu söylemeye gerek yok ama Adana bir lezzet şehri, böyle festivaller daha çok olsun daha çok gidelim, esnaf kazansın, Adanalılar kazansın, başka şehirlere de sıçrasın yiyip içelim oh……

  • Bükreş – Romanya – 2019

    Yıllardır katılmak istediğim bir konferans Ağustos 2019’da sonunda yakın bir yerde Romanya’nın başkenti Bükreş’de düzenlendi. Ankara’dan İstanbul aktarmalı Bükreş’e gittik. İstanbul’dan güzel ama Ankara’dan gidecekler için gıcık bir saatteydi uçak. İstanbul’dan sabah 7’de bir uçak var. Bu yüzden gece vakti Ankara’dan düştük yollara. Bükreş uçak ile İstanbul’dan neredeyse Ankara kadar uzak. Uçak ile dedim çünkü Avrupa’da otoyol anlamında en sıkıntılı ülkelerden birisiymiş. Belki araçla ya da otobüsle gitmek de denenebilir. 4 gün kaldık. 1 gün, gece yolculuğu yüzünden büyük kısım uykuyla geçti diğer 3 gün konferans. Konferansta 2. gün bir güzellik yapıp akşam yemeğini ünlü Parlamento Binası’nda düzenlediler. En azından bir kısmını görmüş olduk binanın. Ramada Majestik Otel’de kaldık. Burada…

  • İtalya – Amalfi Kıyısı – 2018

    İtalya’ya üçüncü seyahatim oldu. İlki 2003 yılında interrail ile yalnız peynir ekmek yiyerek ve gece istasyonlarda ve büyük şehirlerde kiralık oda ve hostellerde kalarak, Fransa’dan sonra Vintimiglia, Venedik, Floransa, Pisa, Roma ve Bari üzerinden feribotla Yunanistan. Tabi bir de sırf trende uyumak için gittiğimiz adını hatırlamadığım, bulunduğumuz noktaya en uzak şehirler. Diğeri eşimle, yine interrail bileti ile ama bu sefer düzgün bir konaklama ile Milano’da kalıp günübirlik Floransa, Venedik, Roma. Bu geziden hiç unutamadığım Milano Mezarlığı hakkında da bir yazım şurada; https://e-yazi.com/?p=2 İtalya bir daha gelmeye değmez diyordum, ta ki bu siteye bir kullanıcı Napoli- Salerno – Amalfi Sahili yazısını yazana kadar -> https://e-yazi.com/?p=25 Bu yazı birçok turizm dergisinde de…

  • Londra – 2016

    İkinci gelişim bu. İlk gelişimi yazıya dökebilseydim, British Muzeum, Darvin’in tükanı Natural History Museum, Tate Modern, detaylı Camden Town ve Brighton konusunda birşeyler karalayacaktım olmadı. E bunlar yoksa ne var? National Gallery, Imperial War Museum, Victoria & Albert Museum, London Zoo, China Town, Borough Market vs vs. İngiltere’den en çok aklımda kalan alttaki aslında. Yediğim içitiğim benim olmasın, onu da anlatacağım. Cider, elma birası da diyebiliriz, armuttan yapılanı da var. En ünlüsü ve en sık bulunananı bu; Magners. Çürük elma tadında bira kadar alkollü şahane içecek…

  • Yılın İlk Günlerinde Berlin – 2016

    Berlin’in yılbaşı kutlaması ünlüdür dediler, yılbaşını hayatmızda ilk kez yurtdışında kutlayalım dedik. Ama bir karış kar yağdığında Türkiye’nin bir felaket ülkesine dönüşeceğini düşünemedik. Berlin yerine Frankfut’a inebildik.   İsteyenler yazının sonunda Sabiha Gökçen Yer Hizmetleri ve Pegasus’un yaşattığı çileyi okuyabilir…   Saatler süren yolculuktan sonra adını hatırlayamadığım son dakika Frankfurt’da ayarladığımız otele vardık.     Berlin’de yılbaşı kutlaması nasıldır göremedim ama Frankfurt bir garip. Yılbaşı haftası havai fişek atmak serbest. Bunu bilen ergenler, göçmenler (Türkler değil!) durur mu, yapıştırmışlar havai fişeği. Bir an Suriye’ye mi geldik, Frankfurt’a mı çözemedik.   Saatlerce bizi aç bırakan Pegasus’dan kurtulunca Frankfurt merkezde hem yemek yiyelim hem yılbaşı kutlamasına yetişelim dedik. Otelden bir çıktık, bu…