-
Trakya’da Bir Başkent – Edirne
Edirne, en merak ettiğim kentlerden biriydi ve bir hafta sonu fırsatı yaratıp Edirne’ye gezmeye gittik. Ankara’dan sabah uçuşuyla Çorlu’daki havaalanına yaklaşık 1 saatte uçtuktan sonra, Anadolu Jet’e ait ücretsiz servisle yaklaşık 2 saatte Edirne’ye ulaştık. (Bu ücretsiz servis hizmetinden açıkçası haberimiz yoktu, planımız otogarda otobüsle Edirne’ye gitmekti. Bu durum bizim için çok hoş bir sürpriz oldu ve gidişte de dönüşte de büyük kolaylık sağladı.) Mart ayında olduğumuz için hava kapalı ve biraz pusluydu, ama öyle soğuk da sayılmazdı. En azından yağmura yakalanmadık diyerek gezmeye kentin simgesi olan ve Mimar Sinan’ın ustalık eseri saydığı Selimiye Camisi’nden başladık. Caminin içi de dışı da mimari olarak çok etkileyiciydi, özellikle caminin yüksek kubbesine…
-
Girne – Lefkoşa – Gazimağusa – Kıbrıs
Girne – Lefkoşa – Gazimağusa – Kıbrıs Kıbrıs’ı durumunu çözen varsa bana anlatsın. Türkiye Cumhuriyeti parası kullanılıyor. Vatandaşlar İngiltereye serbest girebiliyor. Türkiye’de yazılıp çizilenlere göre ve Mehmet Ali Birand’ın belgesellerine göre canlarını ve mallarını Türkiye’ye borçlular. Ama Türkiye’den nefret ediyorlar. Rum tarafına vatandaşları istedikleri gibi girip çıkabiliyorlar. Dünyada kimse tanımıyor, bu yüzden Ercan Havaalanı’na bir tek Türkiye’den uçak kalkıyor. Ama İngilizlerin bir sürü işletmeleri var. Son yıllara kadar hellim peyniri ve turunçgil satabiliyorlarmış, Türkiye yüzünden artık satamadıklarını söylüyorlar. Ben anladığım kadarıyla özetlemeye çalışayım. Siz 2014 benzin fiyatlarını inceleyin sonra devam edeyim.
-
Le Chateau Lambousa Otel – Lapta – Kıbrıs
Eylül 2014’de Kurban Bayramı’nı Kıbrıs’da Le Chateau Otel’de geçirdik. Otel, Girne yakınlarında Lapta bölgesinde. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Kıbrıs’da da ulaşım sıkıntılı. Havalalanından taksi ile direk ulaşılabilir ya da bir şekilde Girne’ye ulaşıp, oradan dolmuşla otele gidilebilir. Kıbrıs konusunda detaylı yazımı yakında yayımlayacağım… Otelde bu aralar sıkça karşılaştığım parayı önden vereceksiniz tribiyle burada da karşılaştım. Atarımı yaptım. Sert konuştum, pislik yaptım. Mükemmel karşılık verdiler. Bence hizmet, temizlik, yemek menüsü gayet başarılıydı. Bi daha gelinir lan buraya diyerek ayrıldık. Tek sıkıntı denize ulaşım ve deniz kenarındaki malum işletme. Anlatıcam onları az sabır. Önce Otel’in anlamına geleyim; Le Chateau Lambousa, Lambousa’nın şatosu demekmiş. Otelde bolca orta çağ konulu zırhlar,…
-
Anadolu’nun Ortasında Bir Şehzadeler Şehri – Amasya
Bir hafta sonu gezisi için Amasya’yı kestirdik gözümüze. Cumartesi sabah erken saatlerde yola çıktık arabayla ve Ankara’dan 3,5-4 saatte öğlen olmadan Amasya’daydık. Açıkçası bu kadar güzel bir kentle karşılaşacağımızı beklemiyordum. Tarih deseniz binlerce yıl geriye giden eserler; doğal güzellik deseniz boz & yeşil sarp yamaçlar ve arasından kıvrılan Yeşilırmak; şehircilik deseniz ırmak boyu yan yana dizilmiş enfes konaklar , köprüler, çevre düzeni ve enfes ışıklandırma… Mutlaka görülmesi gereken bir kent gerçekten… Amasya’nın tarihi çok eskilere dayanıyor. Kent MÖ 3200 yıllardan günümüze Hitit, Frig, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının önemli bir yerleşimi olmuş. Ve günümüzde de hemen hemen tüm bu uygarlıkların tarihi eser ve izlerini şehirde…
-
Kerme Ottoman Palace Otel – AKYAKA
Bayram tatili için gittiğimiz şirin mi şirin Akyaka’da doluluk nedeniyle yer bulabildiğimiz tek otel olması özelliği ile Kerme Ottoman Palace ile tanıştık. Ve içeriye girdiğimizde iyiki de heryer doluymuş dedik:) Otel, yöreye has mimarisi (çift katlı beyaz badanalı) ile Azmak nehri kenarında konumlanmış ağaçlarla çevrili yemyeşil huzurlu ve gürültüden uzak dinlendirici bir atmosfere sahip. Çift kapılı ahşap kapıdan eğilerek girdiğinizde otelin girişinde farklı organik sabunların kokusu karşılıyor sizi. Otelin girişinde ;çiniden, kanaviçeye, el yapımı sabundan, minik ahşap süslere kadar satın alabileceğiniz yöresel hediyeler bulunuyor. Katlardaki kanaviçe tablolar ayrı hoşluk katmış.
-
Bolu Akın Lokantası – Eski Garajlar – Ankara
Buraya gelirken asıl hedefimiz, dönerciydi. Ankara eski garaj yani Aşot’da ünlü bir dönerci olduğunu çok duymuştuk. İnternetten araştırdığıma göre Peçenek Kebap olsa gerek. Ramazan ayında ve Temmuz sıcağında uğradık. Tek bir açık yer bulduk, Bolu Akın Lokantası. Burası ilçe garajı olarak kullanılıyo dense de hiçbir aktivite kalmamış. Mekanlar prefabrik ve çok derme çatma.
-
Ciğerci Apo – Balgat – Ankara
Asıl Ciğerci Apo Mersin’de. Burası şubesi. Mersin özlemi çekenler gidebilir. Şube Balgat’da. Balgat Milli Piyango binası yakınlarında. Mersin’in tantunisi kadar ciğeri de ünlü, öncelikle belirteyim. Balgat nedendir bilmiyorum, bir süredir kebapçı, köfteci, ciğerci doldu. Bu güne kadar hep Balgat’da Kesman’a gittik bu sefer Ciğerci Apo’yu deneyelim dedik.
-
Pool Pub – Çayyolu – Ankara
Pool Pub Çayyolu, Arcadium AVM arkasında. Daha önce Gop’da Uğur Mumcu caddesi üzerindeydi. Hala orada bir şube var mı, bilmiyorum. Girişinde otopark ve vale var. Yer bulamazsanız cadde üzerine ya da Arcadium yakınlarına park edebiliyorsunuz. Adı Pool peki pool var mı, vallahi var. Hatta havuz yanında tuvaletlerde duş bile var ama henüz havuza gireni görmedim. Zaten yüzemezsiniz bile sadece serinlemeye yarayacak büyüklükte. Yazın bahçe çok güzel. İster çime oturun, ister geniş bahçeye, ister tente altına ister havuz başına. E tabi isterseniz içeri. Havuz başına bekar ve çocukluları pek almak istemiyorlar, bilginiz olsun.
-
Fevzi Hoca Balık – Söğütözü – Ankara
Başbakan’ın balıkçısı diye ünlendi burası. Eski Çevre Orman Bakanlığı ya da Orman Genel Müd. lojmanı içerisinde. Şimdi Cumhurbaşkanlığı oldu tabi, çevresi yıkılmak üzere. Ancak bu yapıya dokunmayacalar heralde. Belki tercih böyleydi belki de lojman içinde olduğu için alkol yok. Ulaşmak için Eskişehir Yolu Kızılay yönünden Tobb Üniversitesi yönünde sola dönüyorsunuz. Orman Bak. binası önünden sağa dönüp biraz ilerden U çekmek gerekiyor. Sora sağa şose bir yola dönüp lojmana giriyorsunuz. Otopark var, vale de var.
-
Big Baker – Kızılay – Ankara
Çok zor düşüyor artık benim ve bütün tanıdıklarımın yolu Kızılay’a. Bir öğlen bozulan laptopumu tamirden almak için uğradım. Tam önünden geçiyordum ve acıkmıştık, Big Baker’a oturduk. Bu aralar burgerciler revaçta. Birbirine benzeyen dekorlar. Masada sepet içinde Heinz ürünleri. Köfte ekmekten farkı olmasa da burger ile dolu ve cep yakan bir menü. Big Baker da onlardan biri işte.





